Ceplerde hep küçük askerler. Fonda bir acıklı şarkı, siz Türkler nasıl der arabesk, o kıvamda yani hayat. Sonra kapı girişleri hep manalı ve aynı zamanda ne hikmetse manasız. Şimdi çık işin içinden çıkabilirsen.

berber batmış,
tekerlemeyi söyleyemediğinden.

Roma

bir romanın hangi sayfasındasın?

neler oluyor dışarıda?
çok ses var. çığlıklar da var.
kalın duvarlar, ince entariler ve çöp poşetlerini almaya gelen görevliler
de var.

durun vurmayın sakın o kuşu!


ekmek kırıntıları, plastik masa örtüleri ve çöp poşetinden akan çöp suyu
da var. 

battaniyeyi de almadı
köpekler üşümez mi şimdi dışarıda?

çekim gücü

çok naziğim;

beni, havaya asan şeye bile 
sör derim.

şatafatlı cümleleri seviyorlardı,
tüm kadınlar bu yüzden halime kaldı..

duvar deyip geçme, orospu! Kaç fahişe bekleyip o duvarda eve ekmek götürdü biliyor musun?!

yerde kan damlaları.
buradan bir köpek geçmiş
ve bir de kasap Hayri.

baksana kokudan belli. 

Tanrı! Tut bu zabıtı. Dileğimdir.

ne zaman bir gülücük sokak taşlarına
dokunsa
keşke köprüleri ve heykelleri yıksa
terli belediye zabıtaları. 

parmağını derin kesmiş bıçak
altı da dikiş atılmış.
ceviz ağacın altındaki papatyaları 
o çıplak adam
koparmış. 

parmaklıklar kırık.
kırkı çıkmamış bir ölü ve selesi küflenmiş bir bisiklet çizmiş şair. 

Bir adam görmek istiyorum
adı Metin Oktay. 

NIGHTNIGHT by DEDDY