December 2011
7 posts
Ceplerde hep küçük askerler. Fonda bir acıklı şarkı, siz Türkler nasıl der arabesk, o kıvamda yani hayat. Sonra kapı girişleri hep manalı ve aynı zamanda ne hikmetse manasız. Şimdi çık işin içinden çıkabilirsen.
Dec 27th
berber batmış, tekerlemeyi söyleyemediğinden.
Dec 26th
Roma
bir romanın hangi sayfasındasın?
Dec 22nd
Dec 22nd
neler oluyor dışarıda? çok ses var. çığlıklar da var. kalın duvarlar, ince entariler ve çöp poşetlerini almaya gelen görevliler de var. durun vurmayın sakın o kuşu! ekmek kırıntıları, plastik masa örtüleri ve çöp poşetinden akan çöp suyu da var. 
Dec 22nd
battaniyeyi de almadı köpekler üşümez mi şimdi dışarıda?
Dec 22nd
Dec 7th
November 2011
3 posts
çekim gücü
çok naziğim; beni, havaya asan şeye bile  sör derim.
Nov 3rd
şatafatlı cümleleri seviyorlardı, tüm kadınlar bu yüzden halime kaldı..
Nov 1st
Nov 1st
October 2011
4 posts
duvar deyip geçme, orospu! Kaç fahişe bekleyip o duvarda eve ekmek götürdü biliyor musun?!
Oct 27th
yerde kan damlaları. buradan bir köpek geçmiş ve bir de kasap Hayri. baksana kokudan belli. 
Oct 27th
Tanrı! Tut bu zabıtı. Dileğimdir.
ne zaman bir gülücük sokak taşlarına dokunsa keşke köprüleri ve heykelleri yıksa terli belediye zabıtaları. 
Oct 1st
1 note
parmağını derin kesmiş bıçak altı da dikiş atılmış. ceviz ağacın altındaki papatyaları  o çıplak adam koparmış.  parmaklıklar kırık. kırkı çıkmamış bir ölü ve selesi küflenmiş bir bisiklet çizmiş şair. 
Oct 1st
2 notes
September 2011
2 posts
Bir adam görmek istiyorum adı Metin Oktay. 
Sep 12th
Gevende şarkılarına banıp öpsem seni olu mu?
Sep 10th
August 2011
5 posts
Aug 19th
burada boşluk çok ondan yazıyorum. bende boşluk çok O’ndan yazıyorum 
Aug 18th
2 notes
Aug 18th
Bana öyle bakma kuşlar ötmez oldu zaten penceremde. Çıplak bir kadın iyi gider miydi bezirme ile?  
Aug 3rd
Gevrek gevrek gülüşüyle beslerdi martıları güzel yüzlü Necmi.
Aug 1st
July 2011
3 posts
pencere kenarında gıdım gıdım sürdürürken el işini üçüncü kattaki teyze dedikodusuz durur mu hemen yapıştırıverdi sıfatı  yoldan geçen fabrikada işçi kıza kendince; “bunun gözü oynaşta eli işte”
Jul 31st
Zaten Bedri Amca da çayı şekersiz içerdi.
Tahta iskemlesi de eskimiş ama çok hatırası var. Her hatıra ve muhabbet kırıntıları sıkışmış yoldaki taşların arasına. Boğulmuş ünlem işaretleri de var.
Jul 29th
Gitti! Unutamadım. Unutamadım, gitti! 
Jul 18th
June 2011
10 posts
Fürüzan abla, sakın bakla yapma  aç olsam da yemem!
Jun 23rd
Camı çocuk değil taş kırmış ki neden bağırıyorsun TEDAŞ’dan emekli Hüseyin amca. Sen hiç çocuk olmadın mı?
Jun 23rd
tam, tam  cümle kurmasını öğrendim diyordu ki ilkokulda teneffüs terinin  sahibi çocuğun ağzı  aldı düğün müziği  teneffüs zili yerine  bir çingene darbukası; tam-tam.
Jun 18th
bana bi’ bak. ben sana bi’ baktım da. sen bana bi’ bak. 
Jun 16th
her gittiğim kentte parçalar kalıyor kendimden. taş hep taş. çatı hep çatı. neredesin Hayyam amca? ömere ihtiyacım var yeni bir şehirde yaşamaya.
Jun 14th
Jun 12th
1 note
nişan al!  ateş. verdi komutan emri ayrı kaldı iki genç, nişanlıydılar iyi mi!
Jun 5th
yerlere düşmüşüm - yerlerde düşmüşüm senlere düşmüşüm - senlerde düşmüşüm senlerden yerlere düşmüşüm. düşmüşüm.
Jun 5th
1 note
eski.otuzbeş
ne hikmet’se aynıymış günü doğum sahnemin, ölüm günüyle na hikmet’in.  
Jun 3rd
Nazım’dan dolayı Haziran’da doğmak da zor.
Jun 3rd
May 2011
16 posts
May 31st
1 note
“ağzımın içinde o kadar göz ve sivri bir masa köşesi kaldı geriye.”
May 30th
kadın, giysileri ile umursamadan denize yürüyor. yüzü de belli değil tam. üşümez mi ki o kadın? 
May 30th
adamın gözünden oluk oluk renk akıyor sen ise öyle bakıyorsun. olacak iş değil. bir kova koymak lazım altına, ziyan olmasın o kadar boya. sonra şöyle boylu boyunca bir resim yaparız. belki paket paket sigaraları çizeriz avuç içleri ile kıvrılmış. ben zaten hiç de yazmasını beceremem. bulmacada resmimdeki sanatçıyı kim çizdi?
May 30th
artık yıllardaki mutluluğumun derecesi bir Meksikalı fahişenin oğlu ölmüş haberinden bir gıdım az. yaklaşmıyor hiç kimse dünden kalmış kuş cesetlerine. ben de tükürüyorum türlü türlü perdeli pencerelerden üstlerine. ama üstüne alınan yok. az ya da çok umut varsa söyler misin bana? bir de koca koca binalar yapmışlar. sitemlere ayırmışlar, çirkin boyalı. biraz daha güzel olsaydım sevişmek zorunda...
May 25th
üç perdeli bir tiyatro oyunu bu.
I genzimden geçmeyen bir gemisin sen çelikten yapılmış gövden hangi denizden çıkagelse isminin ezgisi de geçmez genzimden II hakkında bildiklerim sıfır. III sen, getir sadece isimlerini. koyarız güvertenin tam ortasına gittiğim bütün şehirleri.
May 24th
6 notes
çok düşüngeçiz.
May 24th
2 notes
May 24th
1 note
entarinin köşesi olmuş mu? iğne ipliğin iğnesi batmış mı? sorular bitmiş cevaplar gelmiş tazecik, yeni gelin gibi.
May 23rd
1 note
bir cümle çek virgülsüz olsun. bir silah çek vurgusuz olsun. şehre geç kaldım ben. sonunda ödül yok ki. buradan mesafe de uzak. kumarda yedi kefen parasını pezevenk.
May 18th
Ağız tükürükleri soluksuz yer değiştirirken bir ağızdan bir ağza birikmişti çoktan romantizmin teri köprücük çukurunda.
May 18th
biz öz’leştik. biz özleş’tik. biz özleştik.
May 18th
2 notes
bazen öyle ölür.
May 18th
eski.otuzdört
meyve tasalısı bugünlerde yeşil erik yeşil çağla yeşil gözlerin var. tatlı-ekşi tatlı-ekşi acılar.
May 12th
1 note
ağız tükürüğü değişiminin dili
ne mösyö de sen bana ne ben sana madam. öpüşelim sadece Fransızca.
May 1st
makileri koparma ki büyüsünler. makileri sulamayı unutma ki büyüsünler.
May 1st